İnançta Hassas Ölçüler ( İlcamül Avam An İlmil Kelam ) - İmam Gazali
İnançta Hassas Ölçüler ( İlcamül Avam An İlmil Kelam ) – İmam Gazali

İnançta Hassas Ölçüler ( İlcamül Avam An İlmil Kelam ) - İmam Gazali

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd eder, Muhammed sallallâhu aleyhi vesellem’e, âline ve bütün ashabına salât...

Puanlama Detayları

Kfindirme teması, wordpress blog sistemi üzerinde hazırlanmış bir indirme temasıdır.

  • Ortalama Puan0.0

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd eder, Muhammed sallallâhu aleyhi vesellem’e, âline ve bütün ashabına salât ve selâm ederiz. Muhammed sallallâhu aleyhi vesellem’e, âline ve bütün ashabına salât ve selâm ederiz. Asrımızda dini meseleler hakkında, özellikle Kur’ân’ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde geçen müteşâbih lafızlarla alakalı itikadî meseleler hususunda bir çok fitne zuhur etmiştir. Müteşâbih lafızların nasıl anlaşılması gerektiğine dair farklı zümreler arasında meydana gelen tartışmalar, avam halkın önünde cereyan eden en önemli ihtilaf konularından biri haline gelmiştir. Bu konu, büyük, küçük herkes tarafından kürsülerden dillendirilmiştir.Netice de avamın anlamakta güçlük çektiği müşkiller nedeniyle zihinleri karışmıştır. Zira avam, doğru ile yanlışı ayırabilme kapasitesine sahip değildir. İlcâmü’l-avâm an ilmi’l-kelâm adlı bu risale, İmam Gazzâlî rahimehullâh (v. 505) tarafından, vefatından kısa bir müddet önce müteşâbihât konusunda kaleme alınan son derece önemli bir eserdir. Gazzâlî rahimehullâh, bu risalede, avamın müteşâbih lafızların manalarını araştırmaya teşebbüs etmesinin son derece tehlikeli olduğunu, hatta bazı bedenî günahlarla meşgul olmanın bu konuyla ilgilenmekten daha az zararı olduğunu vurgulamaktadır. Bu konu da avamın inanması ve yapması gerekenleri açıklamakla beraber, okuyucuyu ikna eden naklî ve aklî delilleri serd ederek ehil olmayan kimselerin bu mesele ile meşgul olmamaları gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca âlimlerin bu hususta kendilerine yöneltilen sorulara karşı insanları, ibadet ve şer’î ilimleri öğrenmek gibi daha faydalı işlere yönlendirmesi gerektiğini beyan etmiştir. Bu risalenin enönemli özelliklerinden biri de, sahabe ve tabiinden müteşekkil selef-i salihinin bu husustaki görüş ve menheclerini açıklamasıdır. Selef büyüklerinin gitmiş oldukları yolun en salim yol olduğuna ve Müteahhir ehli sünnet âlimlerinin bu mesele ile meşgul olmalarının sebebinin mutezile, mücessime ve benzeri sapık fırkaların yapmış oldukları bâtıl tevillere karşı cevap niteliği taşıyan sahih/doğru yorumlar getirme zorunluluğu olduğu hususunda herhangi bir tartışmaya imkân bırakmamıştır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *